Tarih: 26.12.2025 06:40

DEM Partili Sinan Çiftyürek : MİT Raporunda ‘Ya Kürt Sorunu Çözülecek Ya da Türkiye Parçalanacak’ Deniliyor

Facebook Twitter Linked-in

DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Kürt sorunu, barış süreci, Ortadoğu'daki gelişmeler, anayasa tartışmaları ve güncel siyasi başlıklara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Çiftyürek, MİT raporlarına atıf yaparak Kürt meselesinin Türkiye açısından kritik bir eşiğe geldiğini savundu.

Yirmibirtv Ankara Temsilcisi Cüneyt Alphan'ın sorularını yanıtlayan Çiftyürek, hem iç siyasete hem de bölgesel gelişmelere dair çarpıcı değerlendirmeler yaptı.

"Leyla Zana'ya Yönelik Hakaretleri Kınıyoruz"

Bursaspor taraftarlarının Leyla Zana'ya yönelik hakaretlerine tepki gösteren Çiftyürek, bu tutumu "acizlik ve kör bir tepki" olarak niteledi. Bursa taraftarının geçmişte de benzer olaylarla gündeme geldiğini belirten Çiftyürek, "Leyla Zana incitilmiştir ancak Kürtler, Türkler ve kamuoyu Zana'ya sahip çıkmıştır" dedi.

Sporun siyasetten ayrılması gerektiğini vurgulayan Çiftyürek, Bursaspor'un bu tutumunu sürdürmesi halinde ciddi sonuçlarla karşılaşabileceğini ifade etti.

"Barzani'nin Ziyareti Doğaldır"

Mesud Barzani'nin Cizre ziyareti sırasında yaşanan tartışmalara da değinen Çiftyürek, Barzani'nin Kürt Ulusal Hareketi'nin önemli liderlerinden biri olduğunu belirterek ziyaretin son derece doğal olduğunu söyledi.

Barzani'nin çözüm sürecine destek veren mesajlar verdiğini dile getiren Çiftyürek, bu ziyaretin bazı siyasi çevreler tarafından iç siyaset malzemesi yapılmak istendiğini ancak bunun karşılık bulmadığını savundu.

"MİT Raporu: Ya Kürt Sorunu Çözülecek Ya da Türkiye Parçalanacak"

Çiftyürek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin barış süreciyle ilgili açıklamalarını değerlendirirken, 2008 tarihli bir MİT raporuna dikkat çekti. Eski MİT Müsteşarı Emre Taner döneminde hazırlanan raporda Kürt meselesinin barışçıl ve demokratik yollarla çözülmesinin önerildiğini belirten Çiftyürek, raporda şu ifadenin yer aldığını söyledi:

"Ya Kürt meselesi çözülecek ya da Türkiye parçalanacak."

Bu değerlendirmelerin kendisine ait olmadığını, devletin resmi raporlarında yer aldığını savundu.

"Ortadoğu'da Sınır Değişimi Değil, Özerkleşme Gündemde"

ABD ve Batı'nın gündeminde sınır değişikliklerinin olmadığını belirten Çiftyürek, Kürdistan'ın dört parçasında özerk yapıların güçlendirilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin bu gelişmelerden kaygı duyduğunu savunan Çiftyürek, çözüm arayışlarının bu nedenle hızlandığını dile getirdi.

Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'a yönelik çağrısının da bu küresel ve bölgesel denklemin sonucu olduğunu söyledi.

"DEM Statüde Israrcı"

İktidar, DEM Parti ve İmralı arasında pazarlık olduğu iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiftyürek, resmi olarak reddedilse de DEM'in statü talebinde ısrarcı olduğunu belirtti.

Özellikle Rojava'daki gelişmelerin Türkiye'deki çözüm sürecini doğrudan etkilediğini ifade eden Çiftyürek, Meclis'te ilerleme sağlanamamasının temel nedenlerinden birinin de bu olduğunu savundu.

"Kürt Meselesi Çözülmüyor, Sonuçları Yönetiliyor"

Barış sürecinin Kürt meselesinin çözümü olmadığını savunan Çiftyürek, devletin hâlâ meseleyi "terör sorunu" olarak ele aldığını belirtti. Kürt meselesinin 170 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Çiftyürek, kalıcı çözüm için siyasi yaklaşımın şart olduğunu vurguladı.

"SDG Silah Bırakmamalı"

Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) silah bırakması yönündeki çağrılara da değinen Çiftyürek, Kürtlerin silahsız kalmaları halinde ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalacağını savundu.

Türkiye'nin Kürtleri stratejik bir ortak olarak görmesi gerektiğini ifade eden Çiftyürek, "Kürtler tanınmadan, hakları kabul edilmeden bölgede kalıcı istikrar sağlanamaz" dedi.

"Anayasa Değişmeden Çözüm Olmaz"

Anayasa'nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımına itiraz ettiklerini belirten Çiftyürek, Kürtlerin anayasal varlığının tanınması ve anadilde eğitimin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Bu maddeler değişmeden yürütülen tüm tartışmaların anlamsız olduğunu savunan Çiftyürek, "Kürdün dili, kimliği ve statüsü yoksa bu nasıl bir çözüm sürecidir?" diye sordu.

"Demirtaş'ın Tutukluluğu Siyasi"

Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunun hukuki değil, tamamen siyasi olduğunu savunan Çiftyürek, Demirtaş'ın serbest bırakılmasının iç siyasette dengeleri değiştireceği endişesiyle ertelendiğini öne sürdü.

"KHK'lılar Büyük Bir Zulme Uğradı"

KHK'lılara yönelik uygulamaları "büyük bir sosyal yıkım" olarak tanımlayan Çiftyürek, bu uygulamaların bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. DEM Parti'nin bu konuda Meclis'te defalarca girişimde bulunduğunu hatırlattı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —