16440,46%-1,27
43,47% 0,02
51,34% 0,18
6784,74% 4,35
11372,06% 0,00
Eski TBMM Başkanı ve AK Parti’nin kurucularından Bülent Arınç, siyasi suçlara ilişkin af ve “umut hakkı” dahil olmak üzere tüm hukuki seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kürtlere yönelik kullanılan dili de eleştiren Arınç, “aşağılayıcı ve düşmanca ifadeler doğru değil” diyerek empati çağrısı yaptı.
Sosyal medya platformu X’te bir açıklama yayımlayan Arınç, kısa süre önce yaşamını yitiren Kürt siyasetçi Selim Sadak’ın cenazesinin memleketi Şırnak’ın İdil ilçesinde defnedilmesini üzüntüyle izlediğini belirtti. Sadak’ın ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyen Arınç, bu vesileyle siyasi suçlar nedeniyle yurt dışında bulunan ya da ülkeyi terk etmek zorunda kalan isimlere dikkat çekti.
Arınç, “Terörsüz Türkiye hedefine yürürken, siyasi suçlardan yargılananlar için af ve umut hakkı dahil olmak üzere AİHM kararlarının uygulanması gibi tüm seçeneklerin masaya yatırılması en doğru ve hayırlı yol olacaktır” ifadelerini kullandı. Özellikle siyasi suçlara yönelik bir affın, toplumsal barışın önünü açabileceğini vurguladı.
Kürt meselesine yaklaşımda kullanılan dili de eleştiren Arınç, “Kürtlerin duyarlılıkları gözetilmeden, aşağılayıcı ve düşmanca bir dil kullanılmasını doğru bulmuyorum” dedi. Kürtlerin tarih boyunca farklı coğrafyalarda haksızlığa uğradığını savunan Arınç, bu durumun ancak empatiyle anlaşılabileceğini ifade etti.
Empati eksikliğinin yanlış uygulamalara yol açtığını belirten Arınç, annelerin çocuklarının saçını örmesinin “terör propagandası” olarak görülmesini ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında verilen kararı örnek gösterdi. Açıklamasının sonunda ise, “50 yıllık karanlık bir dönemi kapatmaya çalışırken buna her zamankinden fazla ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu.
Arınç'ın açıklamasının tamamı şöyle:
“Selim Sadak’ın vefatı ve cenazesinin memleketi İdil’de toprağa verilmesini büyük bir üzüntüyle takip ettim. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Siyasî düşünceleri, fikirleri ve eylemleri sebebiyle suçlanan birçok insan yurtdışında ve birçoğu da yurtdışına çıkmak zorunda kalacak. Bu gibi siyasî suçlardan yargılanan isimler için yapılacak en doğru ve hayırlı iş, terörsüz Türkiye hedefine giderken af ve umut hakkı dahil olmak üzere AİHM kararlarının uygulanması gibi bütün seçeneklerin değerlendirilmesi doğru olacaktır. Özellikle siyasî suçların affı toplumsal barışa giden yolu açmak adına önemli bir adım olacaktır. “Kürtlere yönelik aşağılayıcı ve düşmanca bir dil kullanılması doğru değil” Şunu açıklıkla söyleyelim ki Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Sayın Bahçeli’nin işbirliği ile açılan yolda Suriye'deki gelişmeleri fevkalade olumlu bulmakla birlikte, Kürtlerin duyarlılıklarını dikkate almadan, aşağılayıcı ve düşmanca bir dil kullanılmasını doğru bulmuyorum. Kürtler, ister Anadolu’da olsun ister bütün komşu coğrafyalarda olsun her zaman haksızlığa ve gadre uğramış, aldatılmış bir toplumdur. Onları anlamak için bugün yapılacak en doğru iş, empati yapmaktır. Ancak empati yaptığımız, kendimizi onların yerine koyduğumuz takdirde annelerin çocukların saçlarını örmesinin terör örgütü propagandası sayılması saçmalığından uzaklaşabilir ve yine empati yaptığımız takdirde Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında verilen kararın yanlışlığını anlayabiliriz. 50 yıllık karanlık bir dönemi, bir fecaat dönemini kapatırken bunlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”